in ,

Uzay İstasyonunda Yaşam Hem Zor Hem Keyifli

Uzay istasyonunda nasıl uyunuyor, neler yeniliyor ve nasıl duş alınıyor? Dünyadan yüzlerce kilometre uzakta, bir uzay mekiğinin içinde nasıl bir yaşam var merak ediyor musunuz? Gelin sizi Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bir gezintiye çıkaralım.

​Yerden yaklaşık 354 kilometre yükseklikte dönüp duran Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ), düzenli olarak değişen mürettebatıyla yerçekimsiz ortamdaki en büyük laboratuvarı temsil ediyor. Uzay-havacılık teknolojisinin gösterdiği gelişimler, aylarca küçük bir alana sıkışan astronotların yaşam standartlarını son yıllarda oldukça artırmış durumda. Altı ay boyunca yerden yüzlerce kilometre yükseklikte dönüp durmak insan vücudunun kolay tahammül edebileceği bir durum değil. Dahası, günlük hayatın gereklerini yerine getirmek atmosfer dışında çok daha zor.

Her gün 15 gün doğumuna ve günbatımına şahit oluyorlar

ABD, Rus, Avrupa ve Japon uzay ajansları tarafından kullanılan , Dünya’nın etrafında saatte 27 bin 700 kilometre hızla dönüyor. Bu durum, mürettebatın her gün 15 gündoğumu ve batımına tanık olmasını sağlıyor. Dünya etrafındaki bir turu 92 dakikada tamamlayan astronotlar yeryüzündeki neredeyse her şehri, dağı ve denizi gözlemleme şansı buluyor.

UUİ’de astronotların kullanabildiği toplam alan 4.247 metreküp genişliğinde… 3+1 bir evden daha büyük bir yaşam alanı sunan uzay istasyonunda, deney ve gözlem dışında kalan zamanlar genelde günlük rutini oluşturan temizlik, egzersiz ve yemekle geçiyor. Boş zamanlarda ise eskiden sadece kitap okuyan ve sohbet eden bilimi insanları, artık internette vakit geçirebiliyor, TV izleyebiliyor ve kahve keyfi yapabiliyorlar. Uzay istasyonunda sabahlar, astronotların yatak niyetine kullandığı uyku tulumu içinde başlıyor. (Yatak bulunmayan istasyonda yer tasarrufu çok önemli olduğu için astronotlar dikey olarak uyuyor.) İçine girdikleri uyku tulumunun bulunduğu kabinin içinde kişisel eşyaların yanı sıra bir dizüstü bilgisayar bulunuyor. Astronotların yatma saati 21.30 iken, kalkış saati 06.00 olarak belirlenmiş.

Tuvalet mi dediniz? O burada biraz farklı…

Uykunun sona ermesinin ardından banyo niyetine kullanılan küçük bir köşeye geçiliyor. Burada, alışık olduğumuz klozetlere kıyasla sadece küçük bir kapak ve yanında asılı sarı uçlu bir hortum var. Kapağı kaldırınca son derece iyi isabet gerektiren küçük bir delik beliriyor. Tuvalet kullanımı ve temizlik işlemleri için çeşitli tuvalet kağıtları bulunuyor. UUİ’de duş almak gibi bir terim aslında yok. Bu tür bir altyapının kurulması oldukça zor olduğu gibi su gibi son derece akışkan bir maddenin kontrolü de kolay değil. Bu aşamada, bir tüpten sıkılan damlalarla el-yüz yıkanıyor, saç özel bir şampuanla durulanıyor ve tıraş olunuyor. Kemik ve kas erimesinin çok daha hızlı olduğu yerçekimsiz ortamda, astronotların günde en az bir saat egzersiz yapması gerekiyor. Bu aşamada istasyonun birçok köşesinde monte edilerek veya çekilerek ortaya çıkan aletler mevcut. Astronotların Dünya’ya açılan pencereden olağanüstü manzaralar eşliğinde spor yaparken, en çok squad, bench press ve ağırlık kaldırmayı tercih ediyor. Ayrıca bisiklet egzersizi yapıyorlar. ​

Yemek her zaman iyi bir motivasyon aracıdır, uzayda bile!

Uzay istasyonunda motivasyonu artırmak için yemek seçeneğinin bol olması büyük önem taşıyor. Yaklaşık dört ayda bir gönderilen kargoda bir tona yakın yemek olması, uzay istasyonundaki yemeğin bol olmasını sağlıyor. Yemeğin güzel olması, sanılanın aksine uzay görevlerindeki başarı için en büyük faktörlerden biri. Uzaya çıkan ilk insan olan Yuri Gagarin, yanında püre haline getirilmiş et ve çikolata sosu içeren üç tüp almıştı. Sovyet kozmonot Gherman Titov, Ağustos 1962’deki görevinde Vostok II uzay kapsülüne kusunca, uzay yemeklerinin önemi de arttı. Apollo görevlerine hazırlık anlamı taşıyan Mercury görevlerinde, astronotlar küp halinde sıkıştırılan, toz olarak sunulan ve yarı sıvı halde taşıdıkları yemekleri beğenmediklerini açıkça dile getirmişti. Sonuç olarak, yemekler ‘uzay versiyonuna’ sokulmadan, sadece havası çekilmiş poşetlere konarak gönderilmeye başlandı. UUİ’de 2007’den bu yana astronotların hamburgerden suşiye kadar yüzlerce yemek seçeneği var. Kültürel farklılığın önem verildiği UUİ’de, Rus, ABD, İtalyan, Çin, Kore ve İsveç menüsüne ait yemekler bile var. Buzdolabında saklanan kutular, yemeklerin kültürünü belli edecek şekilde işaretleniyor ve çıkarılıp anında yenebiliyor. Pişirilmiş olarak gönderilen yemekler arasında her öğün için iştah açan menüler var: Kahvaltıda kaymak, fıstık ezmesi, haşlanmış patates ve kahve; öğlen yemeğinde balık, çorba, siyah kuşüzümü içeceği, ekmek; akşam yemeğinde pirinç, brokoli, kayısı ve üzüm suyu; ikinci akşam yemeğinde ise biftek, meyve ve fıstık tercih ediliyor. ​

Yıldızlara karşı kahve keyfi

UUİ’de yaşam standardını önemli ölçüde artıran bir yenilik, geçtiğimiz yıllarda Dragon uzay aracıyla gönderilen espresso makinesi oldu. İtalyan Lavazza firması tarafından üretilen makinenin gerçeğinden temel farkı, yerçekimsiz ortamda üretilen kahvenin bardağa değil, poşete boşalması. NASA’nın endişesi, her biri ayrı bir çöp temsil eden plastik poşetlerin çok fazla tüketilmesi. Bu nedenle, Dragon kahve makinesiyle beraber prototip olarak üretilen altı kahve fincanı da götürdü. Kısaca, uzayda kahve keyfi yapmak artık mümkün.

Katlanır televizyon

Uzay istasyonundaki en ileri teknolojilerden biri, sadece küçük çaplı el aletleri üretmeye yarayan 3D printer veya istasyonun içinde uçuşan SPHERES minyatür uyduları değil. Dragon uzay kapsülü tarafından gönderilen ve uzay istasyonunda kullanılması için özel olarak tasarlanan katlanabilir TV, kesinlikle dünyadaki benzerlerini geride bırakan bir teknoloji. Screen Innovations firması tarafından geliştirilen 1080p çözünürlükte ve 65 inç ekran genişliğine sahip. Sadece kıvrılarak her yere taşınmakla kalmıyor, yerçekimsiz ortamda anında tamamen düz bir hal alabiliyor. Açıp kurması sadece birkaç saniye süren lazer projektörlü ekran, çevredeki aydınlatmayı geri yansıtması sayesinde ışıkların hiç sönmediği uzay istasyonunda çok net bir görüntü sağlıyor. 30 bin saat, yani 3-4 yıl kesintisiz kullanılabilen ekran, eğlencenin yanı sıra astronotlar tarafından farklı faaliyetler için de kullanılabiliyor. 13 inç dizüstü bilgisayarların ardından ilk kez HD dev ekrana kavuşan astronotlar, yeni TV’lerinde ilk olarak 7 dalda Oscar kazanan bir uzay filmi olan ‘Gravity’i izlemişlerdi.

İlerlemenin sonu yok

17 yıldır insanlığa hizmet veren UUİ’nin, astronotlar için eğlenceli bir işyeri haline gelmesi hedefleniyor. 3D yazıcılarda astronotlar kargo bekleme derdi olmadan kendi eşyalarını üretebilecekler. UUİ’ye geçtiğimiz yıl kurulan lazer sistemi, saniyede 50 megabit veri aktarımıyla internet hızını yaklaşık 1000 kat artırdı. E-posta almak için saatler beklemesi gerekebilen astronotlar, yakın gelecekte film indirmeye bile başlayabilir. Uzun lafın kısası, uzay istasyonları geliştikçe astronot olmak ileride daha keyifli bir iş haline gelecek.

 

İZLEME ÖNERİSİ:

Bugüne kadar izlediğiniz uzay filmlerinde gerçekte olmayan uzay gemileri ile karşılaştınız. Dev ve ferah alanlar, dokunmatik ekranlar… Gerçekte UUİ kabloların sarktığı, dev kafalı monitörlerin de bulunduğu bir tamirat alanına benziyor. Sizinle bzzı gerçek videolar paylaşmak isteriz:

  • UUİ’nin içinde çekilen 50 dakikalık bu video, yazdıklarımızın gözünüzde canlanmasına yardımcı olabilir.

 UUİ’den dünyanın ve uzayın nasıl göründüğünü merak edenler ise şu videoyu izleyebilirler:

  • Günün fotoğrafından canlı yayınlara, haberlerden özel röportajlara kadar UUİ hakkında çok daha fazla bilgi için NASA’nın sitesini ziyaret edebilirsiniz:

https://www.nasa.gov

Comments

Leave a Reply

VasEnvils için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

0 yorumlar

Yabancı Bir Kadın İle Evlenmek

Harvard, Oxford, Yale, Boğaziçi… Hepsi Ücretsiz Ve Online Dersler Veriyor